Milyon Dolarların Havada Uçuştuğu Seçil Erzan Olayında Yanıtlanması Gereken Sorular

Tam Dilan Polat gündemi bitti derken kimi çevrelerce Fatih Terim Fonu, kimi çevrelerce Seçil Erzan olayı olarak geçen kayıp milyon dolarların ve spor dünyasının şöhretli isimlerinin adının karıştığı bir gündemle karşı karşıyayız. Yeni detaylar ve ifadeler ortaya çıktıkça iş daha kafa karıştırıcı bir hal alıyor. Bir Twitter kullanıcısı da son gelişmelere ek olarak bazı soruların yanıtlanması gerektiğini paylaştı.

Tabii Deniz Zeyrek’in açıklaması da bu konuda önemli detaylara erişmemizi sağlıyor.

Kaynak:Gürman Timurhan

Seçil Erzan’ın eski sevgilisi ve Fatih Terim’in avukatı Gürol “Evine gittiğimde Fatih Terim bana, kendisinin de Seçil Erzan’ın bahsettiği fona para yatırdığını söyledi” diyor.

Davanın ilk duruşmasında Seçil Erzan, Fatih Terim’in 2020 yılında kendisine geldiğini, 300 bin dolar para verdiğini, bu paranın çok üstünde para aldığını ifade ediyor.

Denizbank Teftiş Kurulu’na verdiği ifade de Fatih Terim’den para aldığını tekrarlıyor.

Seçil Erzan’ın Çorlu’daki evinde ele geçirilen bir alacak verecek tablosunda Fatih Terim’den toplamda 700 bin dolar alındığı, 1.5 milyon dolar ödeme yapıldığı görülüyor.

Arda Turan ile yaptığı görüşmede Seçil Erzan Fatih Terim’in kendisine para verdiğini teyit ederek, Fatih Terim’in karda olduğunu belirtiyor.

Ancak savcılık sorgusunda Seçil Erzan Fatih Terim’in kendisini kızı gibi sevdiğini belirterek, kendisinden fon için para almadığını ifade ediyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun savcılığın talebi üzerine hazırladığı raporda ise Fatih Terim’in adı yer almıyor.

Fatih Terim ise ifadesine göre soruşturmanın başlamasından 5 gün kadar önce 6 Nisan tarihinde bankaya başvuruyor, diyor ki: ‘Denizbank çalışanı Rüya Hanım’la yazıştım. O da bana bilgileri atacağına ilişkin mesaj gönderdi. Gönderdiği Excel tablosunda 3 kalem gözükmekteydi. Birincisinde 219.300 USD, 47.400 TL (TL Mevduat) ve saklama O/N 3 Milyon USD şeklinde bilgiler yer alıyordu. Bana mesaj yoluyla gönderilen ve yukarıda bahsettiğim kalemlerden 219.300 USD, 47.400 TL (TL Mevduat) paramın eşimin hesabına geldiğini tespit ettim fakat 3.000.000 USD hala gönderilmedi. Öncelikle 3.000.000 USD paramı halen bana vermedikleri için Denizbank’ta çalışan Rüya Hanım’dan şikayetçiyim.’

Soruşturmanın başlamasından günler önce parasının durumunu öğrenen Fatih Terim 3 milyon doları olduğunu beyan etmesine ve parasını alamadığını söylemesine rağmen 27 Ekim’de banka ile kredi yapılandırma sözleşmesi yapıyor ve paradan bahsetmiyor. BDDK raporunda da böyle bir para yer almıyor.

Şimdi birkaç soru var;

1) Seçil Erzan istikrarlı bir şekilde Fatih Terim’den para aldığını beyan ederken neden birden savcılık ifadesinde “para almadım” diyor. Kendisi korkuyor mu veya birini korumaya mı çalışıyor?

2) Fatih Terim ismi neden BDDK raporunda ve savcılık iddianamesinde geçmiyor?

3) Fatih Terim derdest davada neden müşteki bile değil?

4) Eldeki bulgulara göre karısının, kızının, yeğeninin, damadının ve damadının kuzeninin para yatırdığı bir sistemden kendisi nasıl habersiz olabilir?

5) Şayet kendisi sistemden habersiz ise neden futbolcularla birlikte Denizbank’a giderek bir görüşme yaptı? ‘Bana ne benim haberim yok’ demiyor?

6) Seçil Erzan’a futbolcuları Fatih Terim mi yönlendirdi?

7) Nisan ayında soruşturma başlamasına karşın Fatih Terim çok yakın tarihe kadar neden bir açıklama yapmadı?

8) Fatih Terim’e çok yakın olan Nur Erkasap senet karşılığı para almasına, para alışverişinde bulunmasına rağmen neden iddianamede sanıklar arasında yer almıyor? Erzan’la para alışverişine girmemiş Atilla Yörük, bir kez para taşımış Kerem Can dolandırıcılıktan yargılanırken para transferinde hesabını kullandıran ve senede imza atan Erkasap neden dosyada yok?

9) Ortada ikiden ziyade insanın hiyerarşik bir ilişki içerisinde bu faaliyetleri yürüttüğüne yönelik güçlü bulgular varken neden iddianamede ekonomik çıkar amaçlı suç örgütü iddiası yer almıyor? Böyle bir örgüt varsa bu örgütün yöneticileri kimler?

10) Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş’in avukatları verdikleri ifadede ‘Fatih Terim ve şikayetçilerin bazılarının Denizbank’ın savcılık şikayeti sonrası bankaya gelerek müvekkilim Hakan Ateş’ten tefecilik faaliyetine ilişkin bedellerin ödenmesinin mümkün olup olmayacağını sorduğu’ belirtilerek ‘Müvekkil Hakan Ateş’in işlemlerin bankacılık dışında işlemler olması sebebiyle taleplerinin karşılanamayacağı cevabından sonra bankadan kayıplarını tahsil edebilme sevdası ile iftirada bulunduğu anlaşılmaktadır’ deniyor. Fatih Terim bu iddialara ne cevap veriyor?

Gerçekten Fatih Terim’in çok ciddi bir açıklama yapması ve kamuoyundaki soruları cevaplandırması gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir